Hindistan deyince aklıma hep AŞK gelir. Nasıl büyük bir aşktır ki Şah Cihan‘ın eşi Mümtaz Mahal’e duyduğu, ölümünden sonra uğruna Dünyanın Yedi Harikası‘ndan biri, Tac Mahal inşa edilmiş binlerce kişiyi çalıştırarak. Öyle ki, bir daha bu yapının aynısını yapamasınlar diye ellerini bile kestirmiş burada çalışanların… Ama ne yazık ki kendi hayatı da oğlu tarafından devrilip, bir hapis odasından bu manzarayı seyretmekle son bulmuş.

Hindistan-Tac-Mahal

Elbette ki Hindistan sadece Tac Mahal’den ibaret değil. Her yanı ile bir renk cümbüşü. Bazen pislikten içiniz kalkarken, bazen de hayranlıkla seyrediveriyorsunuz karşınıza çıkan muazzam yapıları. İlginç bir karmaşa var. Arabalarda sinyal yok. Hepsinin arkasında ‘ Please horn!’ (lütfen kornaya basınız) yazıyor. Bu yüzden de sürekli bir korna sesi var etrafta.

Hindistan (4)

Kadınlar Pazarı’na girince pırıl pırıl ilenmiş halılar, seccadeler, şallar rengarenk karşınızda. Üstelik de gayet ucuz. Hangisini alacağınıza karar veremiyorsunuz, zira hepsi birbirinden güzel…

Kadınlar hep mahçup… Sürmeli gözler, rengarenk ‘sari’lerinde içinde süzüle süzüle gidiyorlar alınlarının ortasında bir kırmızı nokta ile.

Hintli-Kadin

Sokaklarda kafalardan kafalara atlayan maymunlar sizi şaşırtmasın. Gerçi beni ürkütmedi desem yalan ama neredeyse herkesin omuzunda bir maymun… Bir yandan çarşıların cümbüşü, bir yandan bu cümbüş içinde ellerine ayaklarına kına ile dövme yapmaya çalışan turistler…

Maymunlar

Havada ağır mı ağır bir baharat kokusu havaalanından ilk çıktığınız andan itibaren sizi karşılar. Bir süre sonra geçti sanırsınız. Oysa ki sadece burnunuz bu kokuya alışmıştır artık.

Tanrılar her yerde… Rengarenk, çeşit çeşit heykeller, tapınaklar etrafında bir bakıyorsunuz ona kapanmış dua eden insanlar. Sorduğunuzda yılan tanrı, fare tanrı, Tanrı Şiva gibi bir çok cevap alıyorsunuz.

Hintli-Tanri

Yemeklerini yiyebilir misiniz bilemem. Avrupa’da Hint lokantaları gayet lezzetli yemekler sunsa da, Hindistan’da dışarıda bişeyler yemek için oldukça cesur olmak lazım. Yemekler çoğunlukla sokaklarda el arabalarında satılır. ‘Hijyen’ burada pek kullanılan bir kelime değil.    Ben iki Hindistan yolculuğum boyunca da yoğurt ve meşhur ve gerçekten lezzetli ekmekleri ‘çapati’ ile bütün yolculuğumu geçirdiğimi itiraf edebilirim.

Tac-Mahalİşte bütün bu zıtlıklarla hem güzel hem çirkin, hem görülesi, hem kaçılası bir memleket Hindistan!

 

 

 

 

2 Yorumlar

CEVAP VER