Henüz İtalya’daki tatlı yorgunluğu üstümden atamamışken, tekrardan düştüm yollara. Müşteri ziyareti için bu sefer gideceğim güzergah Gdansk idi. Polonya daha önceden gittiğim bir yer değildi. Biraz ani bir seyahat olduğundan çok da araştırma yapamadan Varşova‘ya uçtum. Düşümcem oradan araba kiralayarak Gdansk’a geçmekti.

gdansk_47 gdansk_67

Hava alanında araba kiralama fiyatlarıyla, Gdansk’a direk uçuşun fiyatını karşılaştırdığımda yaklaşık aynı ücret olduğunu gördüm. Vakit de kazanmak amacıyla iç hatla Gdansk’a uçtum.

gdansk_23 gdansk_64

gdansk_24 gdansk_50

15.50 uçağıyla yaklaşık bir saatlik uçuş yaparak Baltık denizinin kenarında olan Gdansk’ a vardım. Şehre indiğimde gerçekten çok şaşırdım. Belki adından mıdır bilemem ama pek de ilgimi çekmemişti buraya gelmek. Meğer nasıl güzel bir şehirmiş! Muazzam tarihi binalar, üzerlerinde müthiş işçilikler ile küçücük ama çok şirin adeta birer dantel gibiydiler. Şehrin içinden geçen Motlawa nehri ise ayrı bir güzellik katmış. Kendinizi ortaçağda hissedip, o büyülü ortama giriveriyorsunuz birden.

gdansk_63gdansk_85

Bu büyülü şehir, güzelliğinden olsa gerek 12. yüzyıldan beri Almanya ile Polonya arasında çekiştirilip kalmış. I. Dünya Savaşı sonunda Almanya yenilince, nüfusun neredeyse tamamı Alman olmasına rağmen “Özgür Şehir” ilan edilmiş ve yetkisi Milletler Cemiyetine verilmiş. 1939’da Almanlar tarafından tekrar işgal edilince, yine Alman topraklarına katılmış. (Eski adı Danzing olarak) II. Dünya savaşı sonunda ise Gdansk adını alarak Polonya’ya bağlı bir şehir olmuş.

gdansk_131 gdansk_43

Zaman zaman dünyanın ‘Amber’ merkezi olarak da adlandırılan bu şehirde, bu taşın her türünü bulmak mümkün.
Önce Dluga Street’de (eski şehir) bir tür attıktan ve binaların güzelliğini izledikten sonra, biraz da arka ara sokaklara daldım. Bir şehri tanımak istiyorsanız her zaman yürüyün ve arka sokakları keşfedin.
Güneşin batısına doğru nehre paralel restorantlara doğru yürüyüp, tüm balkonlarından çiçekler sarkan restorantlardan gözüme kestirdiğim bir tanesine oturdum.

gdansk_20 gdansk_29 gdansk_101

GOLDWASSER adındaki bu yerde, nefis bir bonfile yedim. Buraya kadar gelmişken et yememek olmaz diye düşündüm. Önden spesyalleri olan bir çorba ve ardından tatlıyla bitirdiğim yemeğimin hesabı 111 PLN geldi.

gdansk_123 gdansk_124 gdansk_144

Yemek sonrası otelime döndüm. Nehrin kenarındaki Qubüs Hotel‘i, eski şehire yakın olmasından dolayı özellikle tercih etmiştim ama görünce anladım ki aslında daha yakın olan başka oteller bulabilirmişim.

Gdansk-evleri gdansk_113 gdansk_137

gdansk_33 gdansk_127

Kahvaltı sonrası toplantım için yola çıktım. Mesafe zaten çok yakınmış. Avrupa’da park etmek de genel sorunlardan biriyken , araba kiralamayarak doğru bir karar verdiğimi anladım. Keyifli ve verimli bir toplantıdan sonra, otelin sunduğu ücretsiz bir hizmet olan nehirde tekne gezintisini aldım.

gdansk_80 gdansk_88 gdansk_131 gdansk_148

Bu dantel şehri bir de nehirden görmek beni bir kere daha etkiledi. Havanın parçalı bulutlu olması ve arada çıkan güneşle beraber bana bir filtre etkisi yaratmasıyla sıcacık fotoğraflar yakalamıştım. Vakit az ve görecek çok şey olduğu için Gdansk’i tekrar görülecekler listesiyle mor valizime atıp, Varşova ya geri dönüş yoluna çıktım.

 

5 Yorumlar

CEVAP VER