Tanrı sevdiği kulunun uzun ömürlü olmasını isterse Datça Yarımadası’na bırakırmış!

Strabon’un bu sözünü duymayanımız yoktur sanırım.  Özellikle baharın yaklaştığı bu günlerde, yıllardır gittiğim ve çok sevdiğim Datça’dan biraz bahsetmek istedim. Herkesin fikrinin tersine benim için yazdan daha çok bahar aylarında görülmesi gerekir Datça’nın. Neden derseniz, bel hizasına gelen margaritalar, göz alabildiğine uzanan gelincik tarlaları, mis gibi kokan bahar havasıyla anlatılarak tarif edilemez Datça’da bahar…Yazın çılgın kalabalığından ziyade, kuş sesleriyle kendinizi tazeleyebileceğiniz bir dönemdir.

Turkuaz renkli denizleriyle, gölü, ördekleri, denize karışan tatlı akarsularıyla sizi sizden alır Datça!

Datça’da Liman’dan başlarsınız gezmeye. Merkez ne yazık ki, inşaat modasına uyup Akdeniz kimliğini kaybetmiş olsa da limana geldiğinizde yine derin bir ohhh çekersiniz. Önündeki minik yat limanı, sabah denize açılıp, gün batımıyla beraber dönen tekneleri misafir eder. Özellikle Sunrise Bar ya da bilinen adıyla Yaşar’ın Barı‘nda begonviller altında akşamüstü kahvesi ile limana dönen tekneleri izlemek ise ayrı bir keyiftir. Yine limanda Küçük Ev Restorant‘ta akşam yenilecek  enfes balık buğulama ile özellikle dolunay akşamlarında size nefis bir yakamoz sunar.

Merkezde kalmak tercihiniz ise çeşitli alternatifler bulabilirsiniz. Hem 2 adımda her yere ulaşmak isterseniz, hem de deniz önünde derseniz Konak Tuncel Efe, ya da hem merkezde kalalım hem de bütçemi zorlamasın derseniz ise Tunç Pansiyon güler yüzlü bir aileyle sizi karşılayacaktır. Ya da apart kiralayarak, hemen postanenin arkasında cumartesi günleri kurulan pazardan, gerçekten organik yumurta, yağ, süt, zeytin,zeytin yağı, peynir ve meyve, sebzelerinizi taze taze alma imkanınız da mevcut.

Biraz daha uzakta, hem sessiz olsun , hem de doğaya daha yakın olmalıyım derseniz o zaman eşsiz koylardan tercih yapmakta zorlanırsınız. Bunlardan bazıları ; Palamut Bükü, Ova Bükü, Hayıt Bükü, Gabaklar olabilir.

Köyleri derseniz, taş evleriyle Fransız ya da Yunan köylerini hiç aratmaz derim. Halkının misafirperverliği de cabası. Tabi köy ziyaretlerinde 104 yaşında bir nine karşınıza çıkarsa şaşırmayın! Ne demiştik? : uzun ömür

Yazının devamı için:

http://www.sabah.com.tr/turizm/2015/06/07/koy-koy-gezme-zamani

Sabah Gazetesi Tatil eki – 07.06.2015

Datça Sabah gazetesi

 

CEVAP VER