Brezilya denilince akla ilk gelen Rio de Janerio, Rio denilince de akla ilk gelen Samba‘dır elbet. Rio Karnavalını da unutmamak gerek tabi. Kime sorsanız eminim hayalinde bir gün Rio Karnavalını görmek vardır.

2005 yılında Rio de Janerio’ya gittiğimde karnavaldan daha çok, plajda samba yapan insanları görmenin hayali içindeydim. Dört arkadaş Ets tur‘dan tur aldık ve çok büyük bir tesadüf olarak arkadaşlarımızdan birinin ablası bu turun rehberi oldu. Dolayısıyla beş arkadaş olarak yola devam ettik.

Arkadaki eşi ve bebeğiyle beraber oturmak istediği için bana business classtaki koltuğu ile değiş tokuş yapmayı teklif eden adamın, bu nazik teklifini elbette kabul ettim ve böylece hayatımın en güzel yolculuklarından biri gayet şanslı başlamış oldu.

Herkesin sandığı gibi ben de, oraya gidince, Brezilya, Rio de Janerio ve karnaval denilince akla ilk gelen o güzel popolu kızları göreceğimi sanıyordum. Ama meşhur Copacabana plajına geldiğimizde neredeyse yüz kilo ama yine de string giymiş kadınları görünce şaşırmadan edemedim. Fakat her şeye rağmen güzel olan şuydu ki, genç yaşlı, şişman zayıf herkes plajda samba yapıyordu! 3 yaşındaki kız bile!

rio-de-janerio-copacabana

Copacabana 11 kilometrelik oldukça uzun bir plaj.. Ve de 11 bölümden oluşuyor. Aralarında her hangi bir sınır çizgisi yok ama her bölümün başındaki bayraklar görünmez bir sınır oluşturmuş. Lüks, aile, normal v.s. gibi sıralanmış plajlardan el ilgi çekeni elbetteki çıplaklar ve gayler için olanı. En sonda da fakirler için ayrılmış plaj var ki orada insanın içi bu ayrımdan dolayı burkulmuyor değil.

Rio’da her köşe başında taze sıkılmış meyve suyu satan dükkanları ya da el arabalarını bulabilirsiniz. Plajda bile hindistan cevizi, ananas satan adamlar sık sık önünüzden geçiyor. Her şey vitamin üzerine! Aslında biraz bizim kumsallarda hissetmedim değil kendimi. Sanki mısırcılar, dondurmacılar geçer gibi, yabancılık hissetmedim.

rio-corcovado

Rio’da hırsızlık konusunda gitmeden önce ve yolculuk sırasında defalarca uyarıldık. Ama çok şanslıyız ki hiç birimizin başına kötü bir olay gelmedi. Ne de olsa dünyanın en büyük teneke mahallesi Rio’da. Milyon dolarlık evlerin hemen arkasından, ondüla damlı evleriyle gerçek bir teneke mahallesi. Ama bir yandan da  gittiğiniz her yandan sizi izleyen ve bence koruyan dev bir İsa heykeli de var. Corcovado!

Gece hayatı, ya da hiç durmadan gündüze de kayan hayat mı desem,akıp gidiyor burada. Ünlü barı ‘Zero’ için 2 saate yakın kuyruğu sabırla bekledik, bunca insanın bir bildiği vardır diyerek.. Ama içeri girdiğimizde buranın da bir gay bar olduğunu anlamış olduk. İlerleyen günlerde dikkatimizi çeken şey, erkeklerin oldukça yakışıklı ama çoğunluğunun gay olduğuydu.

rio-tropik-ada

Rio’ya çok yakın olan tropik adalara tekne ile gidiliyor ve doğa tek kelimeyle mükemmel. Teknede de aynı bizim ada vapurları gibi, çalgılarla danslarla yolculuk yaptık.

Kaldığımız günler boyunca deniz mahsüllerine doyduk hatta taştık diyebilirim. Deniz ürünlerine alerjim olduğundan, çok sevmeme karşın ne yazık ki zehirleniyorum. Ama uslanmayıp hep yemeye devam ediyorum. Hele Rio’ya gelip de yememek mümkün olmaz sanırım. Karidesleri çekirdik niyetine koca bir tabakta cips gibi getiriyorlar. Istakozlar, yengeçler dört bir yandan… Siz restoranda bayrağı indirene kadar servis devam ediyor. Ödenen para da  çok komik.

O yıllarda ne yazıyordum, ne de doğru düzgün fotoğraf çekiyordum. BU yüzden Rio de Janeiro kesinlike yeniden gidip, doyasıya keşfetmek istediğim adreslerin başında geliyor. Ama şu bir gerçek ki, on kere de gidilse tadı damağınızda kalır!

 

CEVAP VER