50 ve 60’lı yılların Amerikan filmlerini çok severim. Yıllar önce, elinde tahta kaşığı ile yerleri çinili ve mavi duvarlı mutfağında yemek pişirmeye çalışan Sophia Loren ve Cary Grant’ın baş rolünü oynadığı ‘Her şey Napoli’de başladı’ (It started in Naples) isimli filmi seyrettiğim günden beri Capri adası gidilecek yerler listemdeydi. Ada oluşu ayrı bir güzellik, İtalyan oluşu ise bambaşka bir güzellik…

Napoli’ye seyahatim sırasında, bir günümü Sorrentine Yarımadası açıklarında, Napoli’ye bağlı bu adaya geçerek değerlendirmek istedim. Sabah Pompei’yi gezip, yanardağ patlaması sonucu birkaç saniye içinde lavların altında kalan, belki de lüks, zenginlik ve şehvet peşinde koşmanın gazabına uğramış bir halkın hikayesini gördükten sonra, uluslararası jet sosyetenin tatil mekanına geçip lüksün içine düşmek tam bir paradoks oldu.

Napoli’den feribotla adaya geçince varılan ilk yer Porto Grande (büyük liman). Adının büyük liman olmasına bakmayın aslında birkaç kafe ve dükkandan oluşan minicik bir liman. Esas Capri, finikülerle yukarıya çıktıktan sonra başlıyor. La Piazzetta meydanında keyifli kafeler ve İtalya’nın her yerinde olduğu gibi dar sokaklar var. Saat kulesi ve Santo Stefano Katedrali de tepeden mağrur mağrur napoli’yi seyrediyor.

Capri-Adasi

Capri bu dar sokaklarda gizlenmiş. Ada, Capri ve Ana Capri olarak ikiye ayrılmış. La Piazzetta meydanından arka sokaklara doğru daldıkça oldukça şık oteller, tüm markaların olduğu şık sokaklar, özellikle de Via Krupp ve Ana Capri’ye doğru çıktıkça muhteşem malikaneler bütün ihtişamıyla göz kamaştırıyor. Merdivenlerden inmeye başlarsanız, sanki dönüşü olmayan bir yola girmiş gibi oluyorsunuz. 800 basamaktan oluşan tarihi Phonenician merdivenleri…

Capri tarihler boyunca hep jet-seti ağırlamış aslında. Roma imparatorluğu döneminde de yazlık eğlence mekanıymış. Söylentiye göre İmparator Tiberius sevgililerini getirmek için bir dizi villa yaptırmış. Ama adaya gelen sevgili geri dönemiyormuş. Yine söylentiye göre sevgililerini burada öldürüyormuş. Geri dönünce neyi anlatmalarını istemiyorsa artık!

Yazının devamı için: Sabah Gazetesi Turizm Eki 03.04.2016

CEVAP VER