Bologna’dan bir saat uzaklıkta bir mozaik şehrini keşfetmek ister misiniz? Adriyatik denizinin kokuları içinde, Ronco ve Montone nehirlerinin birleştiği ovada, tarihte Batı Roma İmparatorluğu’nun başkenti olan Ravenna, adımınızı attığınız anda sizi mozaiklerle büyüleyecek.

M.Ö. 191 yılında Roma İmparatorluğu’nun kontrolü altına girdiğinde İtalya’nın en iyi limanlarından biriydi, Ravenna. M.Ö. I. yüzyıla kadar Roma İmparatorluğu’nun deniz filosunun üssü olarak bilindi. 402’de barbar istilası sonucu, Batı Roma İmparatoru, mahkemesini Roma’dan Ravenna’ya taşıdı.

Ravenna o tarihten itibaren 476 yılına kadar Batı Roma İmparatorluğu’nun başkenti olarak kaldı. Şehir muhteşem anıtlarla süslendi. Tarih boyunca çeşitli uygarlıkların hakimiyeti altına giren şehir, 1861 yılında Sardunya Krallığı ile birlikte birliğini ilan etti. Ne yazık ki yıllar, Ravenna’daki antik Roma yapılarının ve limanın izlerini silmiş.

Ama mozaikler yerli yerinde. Şehre yayılmış birçok kilise ve vaftizhane, 1996’dan beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor ve göz kamaştırıcı mozaik sanat koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapıyor.

Bugün şehir merkezinde dolaşırken bu sessiz, sakin şehrin üç asırlık süre boyunca Batı Roma İmparatorluğu’nun ve İtalya’nın Ostrogoth Krallığı’nın başkenti, ayrıca Bizans İmparatorluğu’nun Hıristiyan merkezi olarak hizmet ettiğini hayal edemiyorsunuz.

İtalya yarımadasının geri kalanı barbar işgalleri ile yerle bir olurken Ravenna ise terakota kiliselerini mozaiklerle kaplayan ustalar için adeta bir sanat stüdyosu haline gelmiş.

Mausoleo di Galla Placidia

Basilica di San Vitale ile aynı bahçenin içinde, küçük ama aynı derecede etkileyici olan Mausoleo di Galla Placidia, Ravenna’nın en büyük binalarının birçoğunu inşa eden İmparator Honorius’un kız kardeşi Galla Placidia için inşa edilmiş. Buradaki mozaikler Ravenna’dakilerin en eskisi ve muhtemelen MS 430’dan kalma. Mekan küçük ve ziyaretçi çok olduğu için, ziyaretler genellikle beş dakika ile sınırlı.

Battistero Neoniano

Duomo ve Arcivescovado meydanları arasında, IV. yüzyılın sonlarında eski bir Roma banyo kompleksinin bulunduğu alan üzerine inşa edilen Ravenna’nın en eski binası halkın en sevdiği bahçelerden birinin içinde. Bu dönemin tüm Hıristiyan vaftizlerinin geleneğinde olduğu gibi, sekizgen bir şekilde inşa edilmiş.

Mesih’in Ürdün Nehri’ndeki Vaftizci Yahya tarafından vaftiz edilmesini tematik olarak betimleyen mozaikler, 5. yüzyılın sonunda eklenmiş. Burada herkes tarafından merak edilen bir soru var: “İsa’nın vaftizinde kurtarıcı ve Aziz John’un yanındaki üçüncü kişi kim?”

Museo E Cappella Arcivescovile

Bu müzenin farklılığı içine gizlenmiş olan şapelden geliyor. Bu dini mücevher, Archiepiscopal müzesinin birinci katında ve onu görmeden bu müze gezisi tamamlanmış sayılmaz, diyorlar. Müzede, aynı zamanda kaçırılmaması gereken diğer şey, 6. yüzyılda Bizanslı zanaatkarlar tarafından İmparator Maximilian için oyulmuş zarif bir fildişi taht.

Basilica di San Vitale

9.50 euro karşılığı bilet alıp beş UNESCO eserini ziyaret edebiliyorsunuz. Hepsi birbirinden büyüleyici ama sanırım beni en çok etkileyen bu bazilika oldu. Böyle bir işçilik ve böyle bir sanatın nasıl sabırla tek tek işlendiğini görmek şaşkınlık verici. Başpiskopos Massimiano tarafından 547 yılında kutsanan bu eski kiliseyi süsleyen mozaikler, altın rengi ile koyu yeşillikler ve derin mavilerin birleşimiyle göz kamaştırıyor.

Kilisenin iç duvarlarındaki mozaikler Eski Ahit’in sahnelerini temsil ediyor: Soldaki mozaikte İbrahim, İshak’ı üç melek huzurunda feda etmeye hazırlarken sağdaki ise Abel’ın ölümünü anlatıyor. Diğer iki muhteşem mozaik, Bizans İmparatoru Justinian’ı ve eşi etkileyici imparatoriçe Theodora’yı tasvir ediyor.

Basilica di Sant’apollinare Nuovo

Bu kadar güzelliği tek bir şehirde, üstelik de son derece sade ve sessiz sokaklarda bulmak gerçekten şaşırtıcı. Sant’Apollinare Nuovo bir çiçek bahçesinin arkasına saklanmış ve yön sormadan turistlerin onu bulması neredeyse imkansız. Ancak bulur da içeri girerseniz birçok sanatın bir çatı altında toplandığını görürsünüz.

Eski bir efsane, Büyük Papa Gregory’nin bir zamanlar Apollinare’nin mozaiklerinin göz alıcılığı ve parlaklığı, ibadet edenleri duadan uzaklaştırdığı için karartılmalarını emrettiğini söyler. Yapılışının üzerinden binlerce yıl geçse de, göz kamaştırıcı mozaikler hala etkiye sahip. Sağ (güney) duvarında havarileriyle İsa’ya giden 26 beyaz cübbeli şehitten gözlerinizi almak neredeyse imkansız.

Sabah Gazetesi Tatil Eki
Giriş Tarihi: 22.12.2019

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.