Yunanistan’ın Girit adası turistlerin uğrak yeri. Sırf leziz yemekleri için ziyaret edenlerin sayısı hayli fazla. Zeytinyağı, sebze, et ve balığın bol bol kullanıldığı Girit mutfağı da tam bir Akdenizli. Yemek kültürü Türkiye’ye yakın. Girit, daracık sokakları, yan yana sıralanmış tavernaları, adaya özgü ürünlerin satıldığı dükkanları, restoranları ve kafeleriyle de ilgi görüyor.
Yaz tatilinin yaklaştığı şu günlerde eminim herkesin aklından bir Yunan adası fikri geçer. Adaları o kadar çok ki, seçim yapmak zor tabi. Ama Girit, bence bir yandan ada olmanın avantajlarını kullanıp, bir yandan da büyüklüğü ile şehir imkanlarını sunarak seyahat severleri kendine çekmekte.

Yunanistan’ın en büyük, Akdeniz’in ise beşinci büyüğü olmasının haklı gururunu taşıyan Girit, M.Ö 3000 yılından gelen Minoan kültürünün üstüne eklenmiş; Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu’nun yanı sıra Arap, Venedik ve neredeyse 250 yıl süren Osmanlı izleriyle hem geleneksel hem de bir o kadar Avrupalılaşmış bir ada. Herkesin çok rahat İngilizce konuştuğu ada, sunduğu kültürel zenginlik ve turkuaz renkli plajlarıyla da tam bir turizm cenneti. Ama turistlerin ziyaret sebeplerinden biri de muhteşem lezzetleri.

BALIK RESTORANLARI VE KAFELER
Adayı neredeyse tam yarısından kesen sıra dağlar, iki ayrı iklimin oluşmasına sebep olmuş. Kuzeyde Akdeniz, güney de ise Afrika iklimi hakim. Yani anlayacağınız bu sevimli adanın havası dahil, her şey bir karmadan oluşmuş. Girit’te gezilip görülecek de çok yer var. Chania (Hanya), Rethymno (Resmo), Heraklion (Iraklion ya da Kandiye), Aya Nikolaos adanın başlıca şehirleri. Tarihi Minoan medeniyetine dayanan Hanya, adanın kuzeyinde ve ikinci büyük şehri. Yüzölçümü olarak ikincisi olsa da görülecek yerler arasından bence Girit’in kalbi Hanya. 1645 yılında Osmanlı’nın fethettiği Hanya’nın adı bize tanıdık gelir aslında. ‘Hanya’yı da, Konya’yı görürsün’ sözündeki Hanya işte burası.

Küçük Hasan Paşa Camisi, Venedik tersaneleri ve Hanya deniz feneri başlıca görülecek yerler olsa da, Tophane (Topanas), Ovraiki, Splantzia (Türk mahallesi) ve Kasteli mahalleri özellikle görmeye değer. Daracık sokaklar, pötikareli örtülerle yan yana sıralanmış onlarca tavernası (onlardaki anlamı lokanta), zeytin, zeytinyağı, bal gibi adaya özgü ürünleri satan dükkanları ve hepsinin damlarından sarkan begonvillerle Yunan adasında olduğunuzu size tam anlamıyla hissettirir. Bir de Koum-Kapi var tabi. Aynı bizim Kumkapı gibi, balık restoranları ve kafelerle dolu. Bir ucunda Deniz feneriyle başlayan Venedik limanında, restoranlar, kafeler, tur tekneleriyle yine cıvıl cıvıl bir ortam sunuyor. Şehrin tam kalbinde artı şeklinde planlanmış Public Market’te taze etten, zeytinyağına, Girit’i anlatan el işlerine kadar türlü türlü dükkanlar bulunur. Zeytin, zeytinyağı ve bal almak isterseniz doğru adreslerden biridir.

Yazının devamı için: Sabah Gazetesi Tatil Eki 08.05.2016
http://www.sabah.com.tr/turizm/2016/05/08/giritin-birbirinden-muhtesem-lezzetleri

Giritte-Ne-Yenir

CEVAP VER