Sonbahar renklerine bürünen Avrupa’nın en güzel şehirlerinden biri de Viyana. Avusturya’nın başkenti her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor. Yedi kez ‘dünyanın en yaşanabilir şehri’ seçilen Viyana’da hızlı bir tura ne dersiniz?

Viyana’da daima kendini hissettiren, ona özgü bir hava var… Çok asil, çok şık, sanatla yoğrulmuş mağrur bir kadın gibi… Sanki burada her şey yavaş, nazik ve şık olmalı. Diğer Avrupa başkentlerinin hareketli enerjisine karşılık, burada bir sakinlik hakim.

Saraylar sessiz sessiz şehri izlerken, operalardan yükselen sesleri dinlerken ya da kırmızı kadife koltuklu kafelerinde kahveyle meşhur tatlılarından yerken sükunet ve mutluluk içinde olursunuz. Schönbrunn ve Belvedere sarayları ihtişamıyla, Hundertwasser evleri ise sıra dışı renkli yapısıyla bir dünyadan başka bir dünyaya sürükler sizi…

Ben her mevsimin kendine özgü güzelliği olduğuna inanırım. Kış beyaz bir tül gibi örterken sonbahar sıcacık tonlarla içinizi ısıtır. Bu yüzden bence her yere her mevsim gidilebilir. Ama Viyana hem sonbahar hem de ilkbaharda parkların çokluğundan dolayı çok keyifli.

Yaz aylarında ise çeşitli festivallere ev sahipliği yapıyor. Üç gün süren Donauinselfest, Viyana’nın en önemli etkinliklerinden biri. Ama söz konusu Avrupa ise benim tercihim yılbaşı süslemelerinin yapıldığı kasım- aralık ayları… Karlar altındaki şehirde sıcacık şömineli kafelerde vakit geçirmek ayrı bir keyif.

MEŞHUR KAFELER

Bana kalırsa Viyana’nın en keyifli yanı kafeleri. Demel, Landtmann, Zaher ve Wiener en ünlü kafeleri ama birbirinden güzel diğer kafeleri de listelemeye kalksak satırlar yetmez. Yüzyıllardır çeşitli sanatçıları ağırlamış ve değişmeden bugünlere gelmiş kafelerde otururken sizden önce aynı masalarda kimlerin oturduğunu hayal edebilirsiniz.

Sigmund Freud, Egon Schiele, Leon Trotsky ve Gustav Klimt bu kafelerde oturup belki çalışmalarını tamamlamışlar. Johann Strauss, Mozart ve Beethoven belki buralarda eserlerine ilham almışlar.

OPERASIZ OLMAZ
Opera Binası her sene muhteşem bir baloya ev sahipliği yapıyor, hani şu filmlerde tanık olduğumuz cinsten… 1935 yılından bu yana her sene yapılan Wiener Opera Balosu gerçek bir balo, frakla ve tuvaletle gidilen… Bunun dışında tabii ki her gün bir gösteri var. Viyana’ya gelip de operaya gitmeden olmaz. Opera binasını ve hatta sahne arkasını tanıtan turlar da var. Bu turlardan alırsanız opera ya da bale gösterisi öncesi operanın havasını da solumuş olursunuz.

VE GUSTAV KLIMT

Avusturya doğumlu Gustav Klimt, zamanının çok ötesinde bir sanatçı. Kariyeri boyunca ürettiği eserlerin çoğu tartışmalı olarak görülmüş. Erotik ve egzotik doğası nedeniyle eleştirilmiş. Ama eserleri hayal gücünün kabul ettiğinin çok ötesine geçmiş. Gustav Klimt’in yarattığı eserlerden bazıları, bugün Avusturya’dan çıkan en önemli ve etkili parçalardan bazıları olarak görülüyor.

En önemli eserlerinden bazıları Belvedere Müzesi’nde sergileniyor. Altın kullanmasıyla fark yaratan sanatçının en ünlü eserlerinden biri, 1907 tarihli Adele Bloch-Bauer’in Portresi. 1903 yılında Bloch-Bauer’ın zengin eşi tarafından sipariş edilen eser, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından ele geçirilinceye kadar ailenin elinde kalmış. Avusturya’nın adeta hazinesi olan eser, Bloch-Bauer’ın yeğenlerinden Maria Altman’ın iade davasını kazanmasına kadar orada kalmış.

Altman’a iade edilen eser 2006 yılında 135 milyon dolara satılmış ve şimdi Amerika’da sergileniyor. Eserin hikayesi çok sayıda kitap ve belgeselin konusu oldu ve Woman in Gold adıyla da filme aktarıldı.

VİYANA KLASİKLERİ

  • Viyana denilince akla ilk gelen yemek şnitzel olur. Galeta ununa bulanıp kızartılan et ya da tavukla yapılan şnitzel için en iyi adresler: Figlmüller, ef16 restaurant Weinbar, Salm Braeu
  • Viyana’nın kafeleriyle beraber tatlıları da ünlü tabi. Sacher-torte neredeyse Viyana’nın simgesi olmuş. Sacher Hotel’in altındaki kafede dünyaca ünlü bu çikolatalı pastayı yiyebilirsiniz.
  • Apfelstrudel, yani elmalı strudel Viyana’ya gelip de yemeden dönmemeniz gereken diğer tatlı. Mozartkugel ise üzerinde Mozart’ın resmi olan meşhur çikolata, badem ezmesi toplarının çikolata ile kaplanmasıyla yapılıyor.
  • Tatlıların yanında buraya özgü melange kahvesini de içmeyi unutmayın.

EN POPÜLER 7’Lİ

  • Stephanplatz: Viyana’nın merkezi, şehrin kalbi. Her yere bağlantılı metro durakları, pek çok kafe ve mağazalar bu meydanda. Yeni yıl pazarlarının en büyüğü tabii ki bu meydanda kuruluyor.
  • Schönbrunn Sarayı: Burası aslında seneler boyunca birçok Avrupa ülkesini yönetmiş Habsburg Hanedanlığı’nın yazlık sarayı. 1700’lü yıllarda Maria Theresa tarafından yaptırılmış. UNESCO Kültürel Miras Listesi’nde yer alan saray, şehir merkezine biraz uzak. Sarayın içindeki imparatorluk daireleri ise görülmeye değer. Ayrıca önünde çok güzel bir yılbaşı pazarı kuruluyor.
  • Hofburg Sarayı: İmparatorluk hanedanının kışlık sarayı hemen şehir merkezinde. Avlusundaki faytonlarla sizi karşılayan sarayın bence en güzel bölümü Sisi filminden de hatırlayacağınız Sisi Müzesi.
  • St. Stephan Katedrali: Şehrin kalbinde yer alıyor. Tam 343 basamakla tepesine çıkılan St. Stephan Katedrali, 1147 yılında inşa edilmiş. Basamak sayısı gözünüzü korkutsa da mutlaka çıkın, çünkü kilisenin mozaiklerle kaplı çatısı ve muhteşem bir Viyana manzarası sizi bekliyor olacak.
  • Belvedere Sarayı: Belvedere Sarayı uzunca bir süredir müze olarak kullanılsa da adından anlaşılabileceği gibi aslında Savoy Prensi’nin kendisi için yazlık olarak yaptırdığı bir saray. Aşağı ve Yukarı Belvedere olarak iki kısımdan oluşuyor. Bahçeleriyle ün salmış sarayın ismi ‘güzel manzara’ anlamına geliyor ve ismini hak ediyor.
  • Hundertwasser Evleri: Avusturya’nın çağdaş sanatçılarından Friedensreich Hundertwasser sıra dışı evlerini hayata geçirdiğinde bu kadar popüler olacağını acaba tahmin etmiş miydi? Rengarenk ve asimetrik şekillerden oluşan binalardan aslında birkaç yerde var. Landstrasse Bölgesi’ndeki en bilineni. Diğerleri Alsergrund ilçesinde, Plochingen ve Darmstadt’da inşa edilmiş. Sonuncusunun ise 2004’te Magdeburg’ta yapımına başlanmış.
  • Mozarthaus: Wolfgang Amadeus Mozart’ın 1784 ile 1787 yılları arasında sadece üç yıl yaşadığı St. Stephan Katedrali’ne oldukça yakında olan evine Mozarthaus adı verilmiş. Üç yıllık bir süre, bir eve isim vermek için çok az olsa da Mozart en önemli eserlerini burada yazmış.

Sabah Gazetesi Tatil Eki

Giriş Tarihi: 17.11.2019

Yazı için:  https://www.sabah.com.tr/turizm/2019/11/17/bir-guzel-avrupali-viyana

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.