Rönesansın beşiği, Toskana bölgesinin başkenti, İtalya ve Avrupa’nın en önemli ticaret merkezlerinden biri, eşsiz sanat şehri. Nereden mi bahsediyorum? İşte, 16. Yüzyıldan bu yana, Arno nehri üzerine kurulmuş köprüleri, San Lorenzo ve Duomo’ nun kubbeleri, çan kulesinin görüntüsü ile hiç değişmeksizin ziyaretçilerine aynı kareyi sunan Floransa.

Dante, Boccaccio, Donatello, Botticelli, Michelangelo gibi sanata adını altın harflerle yazdırmış pek çok sanatçı Floransa’da doğmuş ve yaşamış. 300 yıl süren altın çağ boyunca sanatın ve Rönesansın merkezi olmuş bu efsane şehir… Şehirde yürümek bile son derece heyecan verici, öylesine işlemiş ki bu sanatçılar şehre, her köşe başında adeta sanatçılardan biri karşınıza çıkacak gibi hissediyorsunuz.

Tam bir açık hava müzesi olan şehirde, her yerde tarihi bir sanat eseri karşınıza çıkıyor. Parke taşlarla kaplı dar sokaklar, bugün dondurmacılar, pizzacılar ve dünya markalarını taşıyan butikleriyle dünyanın dört yanından gelen tursitleri ağırlıyor.

ŞEHRİ YÜRÜYEREK DOLAŞIN

Floransa, bir çok İtalya şehri gibi en güzel yürüyerek dolaşılır. Şehir, tepelere ve dışarıdaki kasabalara kadar yayılmışsa da, görülecek başlıca yerler tarihi merkezde toplanmış. San Lorenzo, San Marco ve Santa Maria Novella Kiliseleri bu merkezi üç koldan koruyan bekçiler olmuş adeta…

Kent merkezinin kuzeyindeki Piazza del Duomo (Duomo Meydanı) ve meydandaki ihtişamlı katedral Duomo, ziyarete başlamak için iyi bir nokta. Aynı zamanda şehrin en yüksek yapısı olan katedral, eğer 463 basamak çıkmayı göze alırsanız, size eşsiz bır Floransa manzarası sunuyor.

Duomo di Santa Maria del Fiore, kısaca bilinen adıyla Duomo’nun (Duomo katedral demek ve bir çok Avrupa ülkesinde bu isimle katedral görebilirsiniz) bir çok eserde imzası olan mimar Brunelleschi tarafından 13. yüzyılda yapımına başlanmış ve 1434’te tamamlanmış. Dünyadanın dördüncü büyük katedrali, yapıldığı günden bugüne Floransa’nın ve dolayısıyla Rönesans’ın adeta simgesi olmuş. Dışarısı beyaz, yeşil ve kırmızı mermerle son derece ihtişamlı olsa da içi oldukça sade.

1334 yılında yapımına başlanan Campanile di Giotto (Giotto Çan Kulesi) ise, sanki Duomo meydanını dizaynını tamamlamak için tasarlanmış. Yapımında kullanılan tüm mermerler İtalya’nın farklı köşelerinden getirilmiş: Beyazlar Carrara, yeşiller Prato ve kırmızılar Siena.

Meydanın doğu ucunda yer alan Museo dell’Opera del Duomo, Duomo’nun en değerli hazineleri ve orjinal heykellerini barındıran müze. Aynı zamanda Rönesansın bir çok değerli sanatçısının eserlerini de göreceğiniz müze, vakit ayırmanıza değer.

Ama müze deyince Floransa’da akla elbette Galeria degli Uffizi gelir. Uffizi, resmi daireler, darphane ve Medici zanaatkarlarının atölyeleri için tasarlarmış son derece gösterişli bir bina. Dünyanın en önemli müzeleri arasında belki de ilk sırada olan müze de bu binada yer alıyor ve her zaman oldukça kalabalık. İçerisinde pek çok ünlü sanatkarın eserleri olan binanın büyüleyici koleksiyonu, 1737 yılında Medici ailesinin son üyesi Anna Maria Ludovica tarafından, şehirden taşınmaması kaydıyla Floransa halkına miras bırakılmış.

Zaten burada nereye baksanız Medici ailesininden etkiler görebilirsiniz. Hatta Medici ailesinin arması şehrin bir çok binasına damgasını vurmuş. Rönesans ve sanat dediğimizde akla ilk gelen isimler olan Botticelli, Leonardo da Vinci, onun ustası Verrocchio, Michelangelo, Raffaello, Caravaggio ve Hollandalı ressam Rembrant gibi ünlü eserini galeride görmek mümkün. Botticelli odasında en ünlü eseri Venüs’ün Doğuşu (Birth of Venus) da sergilenen heyecan verici eserlerden sadece biri.

Tarih öncesi dönemlerden sonra ilk çıplak heykel olan, Michelangelo’nun ünlü Davud heykeli ise Galleria dell’Accademia’da, sanatçının diğer pek çok eseriyle beraber yerini buluyor. Henüz 26 yaşındayken tamamladığı, 4.5 metre boyundaki heykel batılı dünyada en ünlü heykel olarak geçiyor. Heykelin gerçek boyutlu mermer kopyası, Piazza ella Signoria’da Palazzo Vecchio önünde, diğer bir bronz kopyası ise Piazzale Michelangelo olarak adlandırılan Michelangelo tepesinde.

David heykelinin 4,5 metre boyundaki orjinal boyutlu kopyası Piazza della Signoria’da

1299 yılında tamamlanan ve bir kale görnümündeki Palazza Vecchio, Duomo’nun mimari Arnolfo di Cambio tarafından, konseye ev sahipliği yapması için tasarlanmış. Kısa bir süre ünlü tüccar, eczacı ve Floransa’nın en zengin ailesi olan Medici ailesine ev sahipliği yapmış. Daha sonra ailenin buradan taşınmasıyla eski saray anlamına gelen Palazzo Vecchio adını almış. Palazzo Vecchio’nın içinde olduğu Piazza della Signora ise Floransa’nın sosyal kalbi olan ikinci büyük meydanı.

Arno’nun ötesine geçince yani Oltrarno bölgesine geçince, belki de Floransa’nın en güzel bölgelerinden birine geçmiş olursunuz. 1345 yılında yapılan, Arno nehri üzerindeki Floransa’nın en eski köprüsü Ponte Vecchio, II. Dünya Savaşında ayakta kalan tek köprü.

Küçük kuyumcu ve takı mağazalarının bulunduğu köprüden karşıya bakıldığında diğer köprü Ponte Santa Trinita güzel bir manzara oluşturuyor. Meşhur köprü, üzerindeki minik kuyumcu dükkanlarıyla, hem turistik hem de ticari bir görevi üstlenmiş. 14. yüzyılda burada atölyeler kuran sarrafların torunları bugün bu görevi üstlenenler. Köprünün her iki yanından Arno nehrinin ve Floransa’nın eşsiz manzarasına tanıklık edebilirsiniz.

Palazzzo Pitti, 15. Yüzyılda, aslında Medici’lerin rakibi olan Pitti ailesi tarafından her ne kadar onlara nispet yapmak için yapıldıysa da sonunda iflas etmeleriyle yine Medici ailesine geçmiş. Bugün içerisinde pek çok orjinal eserin sergilendiği müze olan yapının, dışarıdan pek de güzel gözüktüğünü söyleyemem. Ancak arka kapısı adeta bir cennet olan Boboli bahçelerine açılıyor.

Piazza Santa Croce, yapımına 1210 yılında işçi sınıfı için mütevazi bir kilise olarak başlanılan Santa Croce Kilisesi ile süsleniyor. Daha sonrasında kilise, Palazzo Vecchio ve Duomo’nun mimarı Arnolfo di Cambio tarafından 14. yüzyılda büyük bir kilise olarak bitirilmiş. Bugün Toskana bölgesindeki İtalya tarihinde adı geçen pek çok ünlü ismin mezarlığının bulunduğu kilisedeki en önemli mezarlardan biri Michelangelo’ya ait. Diğer bir mezar ise Dante için hazırlanmış ancak, sürgünden naaşı getirilemeyince mezar boş kalmış. Cehennem, araf ve cennetin anlatıldığı ölümsüz eseri İlahi Komedya’sıyla ünlü şairin itibarı iade edilse de, naaşı sürgüne gönderildiği Ravenna’da kalmış.

Piazza della Repubblica, şehrin üçüncü önemli ve büyük meydanı. Bir zamanlar Roma forumunun bulunduğu meydanda bugün kafeler ve restoranlar var. Floransa’nın en turistiklerinden biri olan meydanda, özellikle öğle saatlerinde yemek molası vermiş İtalyanları da görebilirsiniz.

FLORANSA’DA SADECE BİR GÜNÜNÜZ VARSA KISA TUR YAPIN

Floransa’da o kadar çok gezip görecek şey var ki hepsini yapmak isterseniz ne vakit yeter ne de enerji. Müzeler saymakla bitmez, sanat eserleri, alışveriş caddeleri, bahçeler, saraylar derken günler gerekir. En güzeli ne görmek istediğinizi belirleyip keyfini çıkartmak olur bence. Eğer vakit kısıtlıysa, mesela sadece bir günüm var derseniz işte size biraz koşturmacalı önerim:

Sabahtan Duomo ve hemen yanındaki Brunelleschi Şapeli ve Çan kulesi ile tura başlayın. Duomo’nun hemen karşısındaki Vaftizhane’nin bronz kapıları da görülmeye değer ama orjinallerinin Museo dell’Opera del Duomo (Duomo Müzesi)’da olduğunu söylemeleyim. Oradan Palazzo Pitti ve arka kapısından Boboli Bahçelerinde bir mola iyi gelebilir. Floransa’yı tepeden seyretmek isterseniz Michelangelo Tepesi ya da yedi numaralı otobüs ile sekiz kilometrelik bir yol yapıp, tarihi kasaba Fiesole tepelerinde panoramik fotoğrafları aldıktan sonra, Santa Croce meydanına dönüp, kilisede Michelangelo, teleskopun mucidi Galileo ve tarihe adını yazdırmış bir çok kişinin mezarını ziyaret edip günü Galleria dell’Accademia’da orjinal Davud heykelini görerek tamamlayabilirsiniz. Uzun kuyruklar beklememek için biletinizi önceden internetten almış olmanızda fayda var.

Bu arada kısıtlı vaktiniz varsa diğer önerim ise, üç tekerlekli motorlu minik araçlarla rehberli bir tur satın almanız. İki saat gibi bir sürede, sizi yolda vakit kaybetmeden görülmesi gereken başlıca noktalara götürür ve yorulmadan gezme şansınız olur.

İTALYA’YA GELMİŞKEN ALIŞVERİŞ YAPMAMAK OLMAZ

Sanırım herkes için İtalya demek sanat ve moda demek. Elbette Floransa’da da Gucci, Prada, Roberta Cavalli, Armani gibi pek çok ünlü İtalyan markası yerini almış. Via dei Tornabuoni pek çok markaya ev sahipliği yapıyor. Floransalı Pucci ise, direk sokağa adını vermiş ve Via de’Pucci’de alışveriş tutkunlarını bekliyor.

Elbette oldukça pahalı olan bu markaların yanında daha hesaplı dükkanlar bulmak da mümkün. Ama ne kadar hesaplı da desem, unutmayın burası İtalya! Özellikle el yapımı ayakkabıların cüzdan yaktığını söylemeliyim.

Mercato Nuovo’da kurulan hediyelik eşya pazarları turistlere hitap ederken, her salı sabahı Cascine parkında kurulan halk pazarı tipik İtalyan halkını görebileceğiniz bir pazar. San Lorenzo’da kurulan pazar ise kalite aramaksızın pek çok şeyi ucuza bulabileceğiniz şehrin en büyük pazarı.

Mercato Centrale, taze meyve-sebze, et, balık gibi ürünleriyle, özellikle fotoğraf meraklıları için bence günlük yaşama dair her kareyi görebileceğiniz ve vaktiniz varsa gidin diyebileceğim bir pazar.

FLORANSA’YA AĞUSTOS AYINDA GİTMEYİN

Genelde tüm Avrupa ülkeleri gibi, Floransa’ya da gitmek için en uygun aylar ilk ve son bahar ayları. Temmuz ve Ağustos aylarında hava çok sıcak ve nem çok yüksek. Ağustos ayında genel olarak İtalya’nın bir çok yeri tatil. Turistik yerler açık olmakla beraber, yerli halk da tatile gittiğinden pek çok yerin kapalı olduğunu hatırlamakta fayda var.

Bununla beraber, tüm yıl pazar ve pazartesi günleri de saat ikiye kadar bir çok yer kapalı.

VAKTİNİZ VARSA YAKINLARA GİDİN

Avrupa’da trenle yolculuk çok gelişmiş ve dolayısıyla kolay. İtalya’nın ve Toskana’nın kalbi olan Floransa’ya gelmişken, vaktiniz varsa komşulara gidin. Bir trene atlayarak Lucca, Pisa, San Gimignano ya da Siena’ya günü birlik geziler düzenleyebilirsiniz.

YAPMADAN DÖNMEYİN:

  • Tepeden Floransa manzarası izleyin.
  • Nerede olursa olsun, (çünkü her yerde güzel) kahve için.
  • Dondurma yiyin.
  • Lokal pazarları ziyaret edin.
  • Davud heykelini görün.

 

 

CEVAP VER